Yalnız Kalmak
|
Yalnız kalmaya alışmış kimse
|
Yalnız pruva direği kabasorta, öbür direkleri sübye donanımlı olan, genellikle üç direkli yelkenli gemi
|
Yalnız tabanı bulunan, ayağa kordon ve kayışla bağlanan açık ayakkabı
|
Yalnız Uygurca Oğuz Kağan Destanı'nda Geçen Ve Resim Anlamına Gelen Sözcük
|
Yalnızca bir slipten oluşan üstsüz kadın mayosu
|
Yalnızca Kendi Görüş Ve Çıkarlarına Değer Verme Eğilimi
|
Yalnızca Kendi Görüşüne, Yalnızca Kendi Çıkarlarına Değer Veren Kimse
|
Yalnızca Kız Çocuklarında Görülen, Anormal Vücut Hareketleri Ve Konuşma Bozukluğuyla Ortaya Çıkan Sendrom
|
Yalnızca RNA yapısına katılan baz
|