tutulmak
Anlamı (9 anlam)
1.
nsz
Tutma işi yapılmak veya tutma işine konu olmak
Ömer Abit Hanı’nda bir yazıhane kiralanmış, aylıkla bir otomobil tutulmuştu. - E. E. Talu
2.
Ay ve Güneş, tutulma olayına uğramak
3.
Ünlü olmak, meşhur olmak
4.
Tutuk duruma gelmek
5.
Kapatılmak, sarılmak
Kaçmayı düşündüklerinde sokağın iki çıkışının da tutulduğunu gördüler. - İ. O. Anar
6.
Bir organ veya bir şey hareket edemez olmak
Barba Manol kafayı iyice dumanladıktan sonra, iki bacağının nasıl tutulduğunu anlattı. - Halikarnas Balıkçısı
7.
-e
Birine tutkun olmak, sevmek
8.
-e
Yakalanmak
Hastalığa tutulduğu sıralarda bir sabun fabrikasında çalışıyordu. - N. Cumalı
9.
spor
Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncu yakından izlenmek, tutulmak, markaja alınmak