tırmanmak
Anlamı (5 anlam)
1.
-e
El ve ayaklarıyla tutunarak veya tırnaklarını iliştirerek dik bir yere çıkmak
Adam yüze yüze geldi ve bir maymun çevikliğiyle küpeşteye tırmanıp güverteye atıldı. - Halikarnas Balıkçısı
2.
-i
Yokuş, merdiven vb. çıkmak
Arabalarımız yavaş yavaş yükselen bir yokuşu tırmanıyordu. - H. S. Tanrıöver
3.
Bitki, yakınındaki bir nesneye tutunarak yükselmek
Hanımeli bizim kata kadar tırmandı. Sarmaşıklar bahçe duvarına tırmanmış.
4.
Bir şeyin eğimini izleyerek yükselmek
Boğazın karşı yakasına tırmanan yolda atı üstünde, tarlasından Urla’ya dönen bir rençperle karşılaştılar. - N. Cumalı
5.
nsz
Belli bir durum, olay gittikçe güç kazanmak, giderek etkisini artırmak