sıkmak
Anlamı (8 anlam)
1.
-i
Çevresine sarılarak veya bir şey sararak çepeçevre basınç altına almak
Yalnız kalan kadın titriyor, hıçkırarak kucağındaki yavrusunu sıkıyor. - Ö. Seyfettin
2.
Bir şeyin suyunu, yağını, sıvı kısmını basınçla çıkarıp akıtmak
Limon sıkmak. Üzüm sıkmak.
3.
Dar gelmek
Belimi sıktı kemer - Halk türküsü
4.
Basınçlı bir araçla fışkırtmak, püskürtmek
Yangına su sıkmak.
5.
Silahla ateş etmek
Küçük hanım, tabancayı kalbine sıkmak istemiş. - H. R. Gürpınar
6.
Baskı altına almak, üzmek, bunaltmak, zorlamak
Çocuğu çok sıkıyorlar.
7.
Sıkıntı vermek
İhtimal inanmayacaksınız. Fakat ben sizi sıkmamak için uzatmayarak anlatacağım. - Ö. Seyfettin
8.
Yalan söylemek