sert

Anlamı (11 anlam)

1.
sıfat
Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı
Sert tahta.
2.
Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen
Tabakanın sert yaylı kapağını tak diye kapatıyor. - T. Buğra
3.
Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı
Sert iklim. Sert hava.
4.
Güçlü kuvvetli
Kapıyı kapadı, döndü, sert adımlarla ilerledi. - M. Ş. Esendal
5.
Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı
Sert şarap. Sert tütün.
6.
Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan
Birçokları beni dik ve sert olduğum için belki sevmiyorlardı. - M. Ş. Esendal
7.
Gönül kırıcı, katı, ters
8.
zarf
Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde
Ben de ona bile bile sert çıkıştım. - A. Kabaklı
9.
Hırçın, öfkeli, hiddetli
Zaten Atatürk’ün ne vakit öfkesine kapılarak herhangi bir kimseye karşı herhangi bir sert harekette bulunduğunu kim hatırlar? - Y. K. Karaosmanoğlu
10.
Titizlikle uygulanan, sıkı
Sert bir yönetim.
11.
dil bilgisi
Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız

İlgili İçerikler