serseri
Anlamı (4 anlam)
1.
sıfat
Belli bir işi ve yeri olmayan, başıboş (kimse), hayta
Hayran Baba’yı bir serseriyle birlikte demirlemişlerdi. - F. R. Atay
2.
Tutarsız, beğenilmeyen davranışları olan (kimse)
Ah, seni serseri, rezil, alçak seni! Demek bana başkaldırıyorsun! - N. Hikmet
3.
Belli bir hedefi olmayan, belli bir hedefe atılmamış olan, rastlantıyla gelen (kurşun, mayın vb.)
Köpüklü denizin üstünde serseri martılar uçuşuyor, yanımızdan yelkenli bir mavna geçiyordu. - Ö. Seyfettin
4.
Amaçsız
Birkaç gün serseri bakışlarla ona baktı. - İ. H. Baltacıoğlu