kuşatmak

Anlamı (4 anlam)

1.
-i
Çevresini sarmak, çevrelemek, çevirmek, abluka etmek, ablukaya almak, ihata etmek, muhasara etmek
Denize bakan yönü ile yan sınırlarını rüzgarı kesen sık kargılıklar kuşatıyordu. - N. Cumalı
2.
Çevrelemek, çokça bulunmak
3.
Kaplamak
Fabrika dumanları bütün şehri kuşattı.
4.
Bele sarılıp bağlanan şeyleri başkasının beline bağlamak

İlgili İçerikler