koşmak
Anlamı (8 anlam)
1.
nsz
Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek
Ben kaçıyorum, abim de arkamdan koşuyor. - A. Ağaoğlu
2.
Bir yere ivedilikle gitmek
Pencerede dolaşan gölgelerden bir şeyler sezmeye çalışarak koşuyorum. - Y. Z. Ortaç
3.
Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak
Yok, yok, dedi, akşamdan beri ben koştum, biraz da onlar yorulsunlar. - M. Ş. Esendal
4.
Koşuya çıkmak
Doru at bugün koşmayacak.
5.
Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek
İki yıldır bu işin peşinden koşuyorum.
6.
-e
Birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek
7.
Hayvanı çekeceği arabaya, sabana vb.ne bağlamak
Atları arabaya koşmak.
8.
Birini, bir işte görevlendirmek
İşe koşmak.