kalkmak
Anlamı (20 anlam)
1.
nsz
Gitmek üzere yerinden ayrılmak
Niye kalktınız, biraz daha otursaydınız.
2.
-den
Oturma durumundan dik duruma gelmek, doğrulmak
Annem yerinden kalktı, yanıma geldi, bir kolunu uzatarak omzuna doladı. - H. Z. Uşaklıgil
3.
-den
Uyanarak yataktan ayrılmak
İstemeye istemeye, altüst olmuş yataktan kalktım. - Ö. Seyfettin
4.
Yukarı doğru yükselmek
Terazinin bir gözü inince öbürü kalkar.
5.
Taşıtlar yola çıkmak
Tren saat onda kalktı.
6.
-den
Uçmak, havalanmak
Uçak pistten kalktı.
7.
Yerinden ayrılıp yol almaya başlamak
Çıkın arabaya, kalkacak şimdi, kalacaksınız buracıkta! - O. C. Kaygılı
8.
-e
Hayvan iki art ayağı üzerinde dik durum almak
At, art ayakları üzerine kalktı.
9.
Kabarmak, ayrılmak
Masanın kaplaması kalktı.
10.
Derlenip götürülmek
Ne zaman kalkacağını, nereye gömüleceğini bilmek, bildirmek mümkün değil. - M. Ş. Esendal
11.
Hasta iyileşerek gezecek duruma gelmek
Hasta bir haftaya kadar kalkar.
12.
Varlığı, hayatı son bulmak
Halifelik kalktı.
13.
-den
Yok olmak, artık bulunmamak
Ortalıktan kar kalkınca gelebilirim.
14.
-e
Girişmek, başlamak, davranmak, yeltenmek
Gözlüklerini takmadan okumaya kalktı. - N. Cumalı
15.
Geçerli olmamak, geçerliğini yitirmek, geçmez olmak
Yasanın bu maddesi kalktı.
16.
Uygulanmaz olmak
Sıkıyönetim kalktı.
17.
Güncelliğini yitirmek
Bu adet çoktan kalktı.
18.
-e
Bir durumdan başka bir duruma geçmek
Dörtnala kalkmak.
Tırısa kalkmak.
Tırısa kalkmak.
19.
-den, -e
Başka yere gitmek, taşınmak
O yıl çok geçmeden piyade taburu bizim ilçeden başka ilçeye kalktı. - N. Cumalı
20.
-e
Ayakta beklemek
Mektepte cezaya kalkmış gibi duruyorsun. - F. R. Atay