kabarmak

Anlamı (12 anlam)

1.
nsz
Ağırlığı artmadan hacmi büyümek
Ekmek iyi kabardı.
2.
Yağışlardan veya kaynamaktan taşmaya yüz tutmak
Çay birdenbire kabararak şosenin rampalarını aşar ve epeyce zararlara sebep olur. - R. N. Güntekin
3.
Niceliği artmak, büyümek
Masraf kabardı.
4.
Şişmek, genişlemek
İhtiyarın zayıf damarları kabarmış kıllı elleri dizlerinin üstündeydi. - P. Safa
5.
Hayvanların tüyleri dikilmek
6.
Kumaş üzerinde tüyler oluşmak, havlanmak
Bu kumaş çabuk kabardı.
7.
Islanıp veya ısınıp yerinden kurtulmak
Masanın kaplaması kabardı.
Dolabın boyası kabardı.
8.
Deniz dalgalanmak, büyük dalgalar oluşmak
9.
Bulanmak
10.
Öfke, sevgi vb. duygular gittikçe güçlenmek
Bu olayı duyunca delikanlının yüreği öç alma duygusuyla kabarır. - N. Cumalı
11.
nsz, -e
Kafa tutmak, öfkelenip üstüne yürüyecek gibi davranmak
12.
Böbürlenmek, gururlanmak
Kumandan, atını şahlandırarak hurra hurra diye kendisini alkışlayan keyifli halka boyun kırarak kabarıyordu. - Ö. Seyfettin

İlgili İçerikler