iş
Anlamı (19 anlam)
1.
isim
Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma
İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. - S. F. Abasıyanık
2.
Bir değer yaratan emek
3.
Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev
Şimdi Mısır’a memuru olduğum bankanın bir işi için geldim. - Ö. Seyfettin
4.
Sanayi, ticaret, tarım, maliye vb. alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü
İşler durgun.
5.
Kamu yararına yapılan işler
Güvenlik işleri.
6.
Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma
Bu evin işi çok.
7.
Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek
Sonunda bir iş buldum. - S. F. Abasıyanık
8.
Ticari anlaşma, alışveriş
9.
Herhangi bir maksatla kurulan düzen
İşlerini bırakmışlar, dükkanlarını kapamışlar, akın akın şehri terk edip gidiyorlardı. - Y. K. Karaosmanoğlu
10.
Bazı deyimlerde ’yarar, çıkar’ anlamında kullanılan bir söz
O, işini bilir. Bu, benim işime gelmez.
11.
Yapılan şey, davranış
Yoksullara yardım etmekle çok iyi bir iş yaptım.
12.
Nakış, örgü, makrome gibi elde yapılan şey
Komşu kadın elindeki işini dizine bırakıp geline döndü. - M. Ş. Esendal
13.
Emek, işçilik, ustalık
Bu örtü, işi ağır bir örtüdür.
14.
İşlem
İşimi görmediler.
15.
Bir kimseye özgü olan görüş, anlayış
Bu, bir zevk işidir.
16.
Yetenek
Demek bende daha iş varmış ki ilin öğretmeni seçtiler. - M. İzgü
17.
Sorun, konu, mesele, maslahat
Etrafın gülüşmeleri arasında iş anlaşıldı. - H. C. Yalçın
18.
Gizli neden veya maksat
Çoktandır köylünün şurada burada yayıp gezeceği ehemmiyetli bir iş, bir keramet gösterememişti. - R. H. Karay
19.
fizik
Bir kuvvetin uygulanma noktasını hareket ettirirken harcadığı güç
Erg, jul, kilogrammetre, vatsaat, kilovatsaat iş ve enerji birimleridir.