hava
Anlamı (14 anlam)
1.
isim
Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı
2.
Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü
Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu. - M. Ş. Esendal
3.
Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu
Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın. - R. N. Güntekin
4.
Gökyüzü
Havada bir tek bulut yok.
5.
Çevreyi kuşatan boşluk
Tozlar havada uçuşuyordu.
6.
Esinti
Bugün hava olursa yelkenli kalkacak.
7.
Müzik parçalarında tür
Kağıthane havası tutturur, bahriye çiftetellisi çalardık. - S. F. Abasıyanık
8.
Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi
9.
sıfat
Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz)
Bu sözlerin sonu hava.
10.
Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik
Buna rağmen öyle kibar ve asil havası vardır ki bu damga bile onu çirkinleştiremez, inadına daha bir uçarı, daha bir sevimli yapar. - H. Taner
11.
Tarz, üslup
Namık Kemal’e, Tevfik Fikret’e başarılı nazireler yazmıştır. Onların diliyle, onların sesiyle, onların havasıyla... - Y. Z. Ortaç
12.
Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans
İlk deneme dalış günü gelince, denizcilerde büyük bir coşkunluk, bir tören havası vardı. - Halikarnas Balıkçısı
13.
Çekicilik
Kadın güzel değil ama havası var.
14.
Keyif, alem
Onu kendi havasına bıraksak çalışmaz.