göz
Anlamı (13 anlam)
1.
isim, anatomi
Görme organı, basar
2.
Bazı deyimlerde, görme ve bakma
Gözden geçirmek. Gözden kaybolmak. Göz önünde. Gözü keskin.
3.
Oda
Şu fakir mahallede bir göz evim olsaydı / Nasıl sevinç içinde çıkardım şu yokuşu - Z. O. Saba
4.
Bakış, görüş
Bu sefer alacaklı gözüyle baktım.
5.
Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak
Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu? - T. Buğra
6.
Delik, boşluk
İğnenin gözü.
Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır. - S. F. Abasıyanık
Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır. - S. F. Abasıyanık
7.
Çekmece
Masanın gözleri.
8.
Terazi kefesi
9.
Nazar
İnsanı gözle yiyip bitirirler. - Ö. Seyfettin
10.
Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı
Gözden düşmek. Göze girmek.
11.
Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri
Göz aşısı.
12.
Bölüm, hane
Dama tahtasında altmış dört göz vardır.
13.
Bazı yaraların uç bölümü
Çıbanın gözü.