geniş
Anlamı (6 anlam)
1.
sıfat
Eni çok olan, enli, vasi
Geniş, bomboş bir taşlığın serin, rutubetli küf kokusu duyuldu. - P. Safa
2.
Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı
Bu ağaç, bir geniş bostan duvarının dış tarafında idi. - O. C. Kaygılı
3.
Bol (elbise)
4.
Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro
Geniş anlamlı.
5.
Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat
Besbelli geniş, olabildiğince umursamaz görünmek istiyordu. - A. İlhan
6.
Çok
Geniş iş alanları sağlandı.