geçirmek

Anlamı (17 anlam)

1.
-i
Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak
2.
-e
Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek
Kalanımızı peşine takarak Murat Suyu’nun karşı kıyısına geçirdi. - K. Bilbaşar
3.
-i, -e
Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek
Odanın eşyasını öbür odaya geçirmek.
4.
-i, -e
Tespit etmek, yazmak, kaydetmek
Merkez, kadının dosyasına vefat kaydını geçirdi. - R. H. Karay
5.
-i, -e
Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak
Yem torbalarını hayvanların boyunlarına geçirdikten sonra arkadaşına sordu. - O. C. Kaygılı
6.
-i, -e
Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek
Arkadaşımı geçirmeye gittim.
7.
-i, -de
Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak
Oralarda geçirdiğim günleri daima bir endişe, bir nevi hüzün ile derhatır ediyorum. - H. S. Tanrıöver
8.
-e, nsz
Giymek, giyinmek
Sırtına pembe, kolları tamamen çıplak bir bluz geçirmişti. - S. F. Abasıyanık
9.
-den
Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak
Kılıçtan geçirmek. Dayaktan geçirmek.
10.
-i, -den
Herhangi bir durumu yaşamış olmak
Ne yapar ne eder, günde iki üç saatini at üstünde geçirirdi. - N. Cumalı
11.
Etmek, yapmak
12.
-i, -e
Hastalık bulaştırmak
Nezleyi bana geçirdin.
13.
Zaman harcamak
Benim bu işlerle geçirecek vaktim yok.
14.
Bir gereksinimi eldeki imkanla karşılamak
15.
-e
Vurmak
16.
Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak
17.
-e
Birine kötü söz söylemek

İlgili İçerikler