etmek
Anlamı (9 anlam)
1.
nsz
Bir işi yapmak
Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu. - H. Taner
2.
’İyi, kötü’ zarflarıyla birlikte davranmak
İyi ettiniz de geldiniz.
3.
-i
Bulmak, erişmek
Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi. - R. H. Karay
4.
-i, -den
Birini bir şeyden yoksun bırakmak
5.
Eşit değer kazanmak
İki iki daha dört eder.
6.
Herhangi bir değerde olmak
Kira dahil olduğu halde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu. - Ö. Seyfettin
7.
Kötülükte bulunmak
Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin? - S. F. Abasıyanık
8.
-e
Küçük veya büyük abdestini yapmak
Çocuk altına etti.
9.
Demek, söylemek
Emrah eder düştüm dile / Bülbül figan eder güle - Erzurumlu Emrah