donmak
Anlamı (8 anlam)
1.
nsz
Sıvı, soğuğun etkisiyle katı duruma gelmek, buz tutmak
2.
Yaşamını yitirmek, soğuktan ölmek
Arabacım neredeyse donmak üzereydi. - K. Hulusi
3.
Çok üşümek
4.
Bitki soğuktan zarar görmek, yararlanılmaz duruma gelmek
5.
Kimyasal bir etki ile katılaşmak
Çimento ve alçı çabuk donar.
6.
fizik
Eriyik durumda bulunan bir metal katı duruma geçmek
7.
Beklenmedik bir durum karşısında birden hareketsiz kalmak
Salonun içinde kimse kımıldayamadı. Hepsi olduğu yerde dondu. Taş kesildi. - Ö. Seyfettin
8.
Gelişmemek, yeniliklere açık olmamak
Bütün kafaların donmuş, taşlaşmış olmasını istiyorlar. - Ç. Altan