dolgun

Anlamı (5 anlam)

1.
sıfat
Dolarak biçimi yuvarlaklaşmış
Dolgun yastık.
2.
Balıketinde
Dolgun karnını güçlükle taşıyan genç bir kadın gelip oturdu. - B. Felek
3.
Çok, bol, fazla, yüksek (ücret, para vb.)
İlk işi babasını memnun etmek için ona dolgun bir maaşa geçtiğini yazmak olmuş. - A. Ş. Hisar
4.
Şişkin
Sigaradan sararmış dişleriyle dolgun dudaklarını kemiriyor. - A. Ümit
5.
Öfke, kızgınlık, kırgınlık vb. duygularla dolu
Müftüye karşı adamakıllı dolgundu. - R. N. Güntekin

İlgili İçerikler