dolaşmak

Anlamı (11 anlam)

1.
nsz
Gezmek, gezinmek
Büsbütün gece kapanmadan şehri biraz dolaşmak istedik. - H. S. Tanrıöver
2.
Doğru gitmeyip yolu uzatmak
Bu yoldan giderseniz çok dolaşırsınız.
3.
Dönüp başka bir yönden gelmek
Dolaş da arka kapıdan gel.
4.
Akmak
Damarlarında aynı kan dolaşıyor.
5.
Saç, iplik vb. şeyler birbirine karışarak güç çözülür duruma gelmek
Saçları taranmamaktan dolaşmış.
6.
-i
Bir yeri belli bir amaçla gezmek
Müzeleri dolaşmak.
7.
Denetlemek amacıyla bir yeri gezmek
8.
Nefes, el bir şey üzerinde hafifçe hareket etmek
9.
müzik
Gezinmek
10.
Çok kimse tarafından söylenmek
11.
Belirmek
Başında dolaşan bir tehlikeden bahsediyorum. - Y. K. Karaosmanoğlu

İlgili İçerikler