dolanmak

Anlamı (4 anlam)

1.
-e
Bir şeyin çevresine sarılmak
Kocasının kolu beline bir kobra gibi dolanmış, ince kaburgalarını birbirine geçirecek gibi sıkıyordu. - H. E. Adıvar
2.
nsz
Bir şeyin çevresinde dönmek, gezmek, dolaşmak
Arkadan dolanıp uzaktan gözetleyecekti çeşmeyi. - Ç. Altan
3.
nsz
Karışmak, dolaşmak
4.
-de
Gelişigüzel gezmek
Kızlarının, gelinlerinin evleri arasında dolanıyor, hep evini, komşularını arıyordu. - N. Cumalı

İlgili İçerikler