döküntü
Anlamı (9 anlam)
1.
isim
Dökülmüş, saçılmış şeyler
Onlar kendi küfleri, kendi yırtık pırtıkları, kendi döküntüleriyle yaşayabiliyorlar. - Y. K. Beyatlı
2.
Bir topluluktan geri kalmış kimseler
3.
Bozuntu
4.
Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi
5.
Kağıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kağıt veya karton artığı
6.
Değersiz, bayağı, ayaktakımından olan kimse
Meşrutiyete uygun yönetim, yurt hainlerinin döküntüleriyle kurulamaz. - H. C. Yalçın
7.
sıfat
İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat
Şoföre önce kentin en döküntü mahallelerinin adını söylediler. - Ç. Altan
8.
tıp
Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti
9.
coğrafya
Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer