dökülmek

Anlamı (11 anlam)

1.
nsz
Dökme işi yapılmak veya dökme işine konu olmak
Bekliyorum. Bir gül döküldü vazoda / Bekliyorum. Ses yok ölgün piyanoda - H. F. Ozansoy
2.
Kumaş dökümlü olmak
3.
Bir işi, bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik olmak
4.
-e
Düşmek
Bizim motor ikiye bölünüp suya döküldüğümüzde dört kişiydik. - Z. Selimoğlu
5.
Çıkmak, ortaya konulmak
Adeta düşünmeksizin kaleminden masal sahnelerine benzeyen dağ, dere, uçurum resimleri dökülüyordu. - R. N. Güntekin
6.
Kaplamak, yayılmak
Duvarlar bütün ışıkları yutuyor, halkın üstüne bir toprak rengi dökülüyor. - M. Ş. Esendal
7.
-e
Salınmak, serbest bırakılmak
Saçlarını arkaya atıp ensesine dökülen buklelerini kabarttı. - H. Taner
8.
-e
Kır, sokak vb. yerlerde insanlar çokça birikmek
Bahar o sene erken gelmiş, herkes tarlalara dökülmüştü. - S. F. Abasıyanık
9.
Çok eskimiş olmak, değerini ve güzelliğini yitirmek
Yaşayan, var olan her şey eskiyip dökülecek. - B. R. Eyuboğlu
10.
Çok yorgun, hasta olmak
Erkek arıların takatleri kesilmeye başlar, bir bir dökülür, ölür giderler. - T. Buğra
11.
coğrafya
Akarsular, göl veya denize akmak

İlgili İçerikler