dökmek
Anlamı (18 anlam)
1.
-i
Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak
İhtiyar karısı pırıl pırıl kalaylı maşrapa ile ona su dökecek. - S. F. Abasıyanık
2.
Belli bir yere boşaltmak
Sigara tablasını dökmek.
3.
Akıtmak, düşürmek
Annem bunu sezdiği gün, babamın arkasından döktüğü yaşları unutacak kadar bedbaht olur. - Y. Z. Ortaç
4.
-e
Saçmak, serpmek
Tavuklara yem döktü.
5.
Salmak, bırakmak
6.
Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek
Yapraklarını dökmüş iki söğüt ağacı... - S. F. Abasıyanık
7.
Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak
8.
Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak
Heykel ilkin çamurdan yapılıyor, sonra kalıbını çıkarıp tunçtan dökecekler. - H. Taner
9.
Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek
Lokma dökmek. Kadayıf dökmek.
10.
Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak
Sınıra asker dökmek.
11.
nsz
Çok söylemek
Dil dökmek.
12.
Bir şeyi yok etmek için atmak
Satılmayan hamsileri denize döktüler.
13.
-e
Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak
Şimdi maşallah açılmaya başladım diye söylenirsin, işi ahbaplığa dökersin, olur gider. - R. N. Güntekin
14.
Yakmak, tutuşturmak
Sabah ve akşam kahvaltıları için mangal döktürürdü. Mangal yakmak denmezdi. Mangalı dök, tutuştur denirdi. - N. Neyzi
15.
Kullanmak, harcamak, sarf etmek
Dimağ ve beden cevherlerini döken çocukları hesaplı bir kalori ile beslemek lazımdı. - C. Uçuk
16.
Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak
Sınıfın yarısını döktüler.
17.
nsz
Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek
Para dökmek.
18.
Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak
Acaba biraz anlatsan, derdini döksen olmaz mı?