doğrultmak
Anlamı (5 anlam)
1.
-i
Doğrulmasını sağlamak, doğru duruma getirmek
Aralarında bellerini doğrultamayacak kadar yaşlıları da vardı. - T. Buğra
2.
Düzeltmek
Yanlışları doğrultmak.
3.
Yöneltmek
Ancak delikanlı, kargının sapını yere gömüp ucunu ata doğrultarak hasmının saldırısını engelliyordu. - İ. O. Anar
4.
Yön bulmak
Karşıki tepeye bakarak yolu doğrultup geldim.
5.
Para sağlamak, kazanmak
Bütçemizi doğrultur, pansiyoner olmaktan vazgeçeriz. - A. İlhan