dalmak
Anlamı (6 anlam)
1.
-e
Suyun içine bütün vücuduyla ve hızla girmek
O çirkin, kaba kunduralarla sıcak günde serin denize dalmışım gibi rahatladım. - A. Kutlu
2.
nsz
Bir yerin içine girmek
Hızla içeri dalıp mumun başında duran adama doğru iki adım attı. - E. Şafak
3.
nsz
Kendini bilmez duruma gelmek, kendinden geçmek
Çocuk ateşi çıkınca daldı.
4.
nsz
Uyumak
O serinlik içinde Tevfik dalmış. Uyandığı vakit güneş çoktan doğmuştu. - M. Ş. Esendal
5.
Başka bir şeyle uğraşamayacak veya başka bir şeyi düşünemeyecek biçimde kendini bir şeye kaptırmak
6.
spor
Güreşte rakibinin belden aşağı bir yerini aniden tutmak