çökmek
Anlamı (12 anlam)
1.
nsz
Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak
Toprak çökmek. Yol çökmek.
2.
Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak
Tavan çökmek. Döşeme çökmek. Ev çökmek.
3.
-e
Çömelmek
4.
-e
Oturmak, birdenbire oturmak
Soluk soluğa yere çöktü. - F. R. Atay
5.
Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak
Boz renkli bir kaya, tıpkı çökmüş bir hecin sırtını andırıyordu. - Y. K. Karaosmanoğlu
6.
Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak
Kadının yanakları daha fazla çöktü. - H. E. Adıvar
7.
Basmak, yayılmak
Geceleri bazen öyle bir sessizlik çöküyor ki muharebenin bu yerlerde olduğuna insanın inanamayacağı geliyor. - N. F. Kısakürek
8.
Sis, duman vb. inerek kaplamak
Alaca karanlıklar çökerken köşk bahçesinin parmaklıklarında görünmektedir. - S. Birsel
9.
Sarsılıp dinçliğini yitirmek
Şayet iradesiz bir adamsanız az zamanda çürüyüp çökmeniz pek mümkündür. - R. H. Karay
10.
Tortu dibe inmek
11.
Son bulmak, yıkılıp dağılmak
Bir gün vatan çöktü ve milli mabetler istila edildi. - A. Gündüz
12.
-e
Yoğun bir biçimde duymak
Mustafa Kemal’in içine ilk defa bu lisede vatan kaygısı çöktü. - F. R. Atay