çıkarmak
Anlamı (23 anlam)
1.
-den
Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak
2.
-i
Sonunu getirmek
Bu para ile ayı çıkarırız.
3.
-i
Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek
4.
-i
Bulmak, ortaya koymak
Yalanını çıkarmak. Yanlışını çıkarmak.
5.
-i
Hatırlamak
Adamı nereden tanıdığımı tam olarak çıkarmaya çalıştım. - N. Cumalı
6.
-i, -den
Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek
Öfkesini benden çıkardı.
7.
-i, -den
Sağlamak, elde etmek
Ekmeğini taştan çıkarmak.
8.
-i, nsz
Gibi göstermek, bir davranış yüklemek
Birini hırsız çıkarmak. Suçlu çıkarmak.
9.
-i
Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak
Sonunda dayanamayıp o gece ne yediyse çıkardı. - İ. O. Anar
10.
İlgisini keserek uzaklaştırmak
11.
-i
Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak
İhtiyar hatun, onun ayakkabılarını ve ceketini çıkarıp çekilip gitmişti. - S. F. Abasıyanık
12.
-i
Yayımlamak
Gençlerin tenkitlerini gördü, yeni çıkardıkları edebiyat tarihlerini karıştırdı. - O. S. Orhon
13.
-i
Gidermek
Lekeyi çıkarmak.
14.
nsz
Yapmak, üretmek
Bu terzi çok iş çıkarıyor.
15.
-e, nsz
Sunmak
Konuklara çerez çıkardı.
16.
-e, -i
Göstermek
Sosyeteye bir ustabaşıyı kocam diye çıkaracaksın. - M. Ş. Esendal
17.
-i, -le
Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak
Yeni öğrendiği bir tangoyu piyanoda tek parmakla çıkarmaya çalışan İlhami... - H. Taner
18.
nsz
Yollamak, göndermek
Bir adam çıkarıp oğlunu yanına getirtti.
19.
nsz
Boşaltmak
Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik. - R. H. Karay
20.
nsz
Resim yapmak
21.
nsz
Fotoğraf çektirmek
22.
-i
Söylemek
Bu dedikoduyu ortaya mutlak bizim arkadaş çıkarmıştır. - O. C. Kaygılı
23.
-i, -den, matematik
Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek