buruşmak
Anlamı (3 anlam)
1.
nsz
Düzgünlüğü bozulmak, üzerinde kırışık ve katlamalar oluşmak
Daralmış, buruşmuş sof ceketi, uzamış sakalıyla işportacı Yahudilere dönmüş. - R. N. Güntekin
2.
Ağızda kekrelik duymak
3.
Tiksinmek, hoşlanmamak
Gördüklerimden yalnız yüzüm değil içim de buruşuyor. - A. Gündüz