bulanık
Anlamı (7 anlam)
1.
sıfat
Bulanmış olan, duru olmayan
Koltuğuna oturdu, Haliç’in bulanık sularına daldı. - F. R. Atay
2.
Bulutlu, kapalı (hava)
3.
Açık seçik görünmeyen, net olmayan
Bulanık görüntü.
4.
Donuk, anlamsız, fersiz (bakış)
Dimdik oturuyor, bulanık ve ıslak gözlerle ona bakıyordu. - P. Safa
5.
Niteliği tam anlaşılmayan
İzmir-Bursa yolculuğundan dönüşümde ben böyle bulanık bir politika havası içinde bulmuştum. - Y. K. Karaosmanoğlu
6.
zarf
Bulanmış, duru olmayan bir biçimde
Bir musluğu açtığınız zaman bile su, evvela bulanık gelir. - N. F. Kısakürek
7.
özel, isim
Muş iline bağlı ilçelerden biri