boşaltmak
Anlamı (5 anlam)
1.
-i
Boş duruma getirmek
Bu durum, ister istemez evi doldurup boşaltanlarda da kısıntı yapmamızı gerektiriyordu. - A. Ağaoğlu
2.
-i, -e
Dökmek, boca etmek
Elenmiş, tertemiz unu leğençe denilen küçük leğene boşalttı. - O. Kemal
3.
nsz
Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak
Yayla devriyesi bizden yardım istemek için havaya silah boşaltmış. - H. R. Gürpınar
4.
Kusmak
5.
Gevşetmek, açmak
İbrahim Ağa atın kolanlarını boşaltırken kendini bir iş yapmış sayar. - M. Ş. Esendal