beslemek
Anlamı (8 anlam)
1.
-i
Yiyecek ve içeceğini sağlamak
Okulun artıklarıyla otuz kişiden fazla insan besliyorduk. - H. E. Adıvar
2.
Yedirmek
Pembe ekmekler kızartacak, üstlerine tereyağı, reçel, havyar sürecek, onu eliyle besleyecekti. - H. E. Adıvar
3.
Semirtmek
4.
Eklemek, katmak, çoğaltmak
Ateş zayıfladıkça besliyor, ateşe gömdükleri mısırlar piştikçe misafirin eline tutuşturuyorlardı. - N. Cumalı
5.
Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek
Bacaklarımızın altını iki sabun çuvalı ve atların yem torbalarıyla besleyerek sırtüstü yattık. - R. N. Güntekin
6.
Yetiştirmek
Herkes kanarya, kedi, köpek beslemez ya! - H. Taner
7.
Bir duyguyu gönülde yaşatmak
Uzun müddetten beri şiddetle beslediği bir histi. - Y. K. Beyatlı
8.
Maddi yardım yapmak, desteklemek