bağlanmak
Anlamı (6 anlam)
1.
-e
Bağlama işine konu olmak
Ceviz ağacının bir dalına bağlanmış salıncak, hafif hafif kıpırdanıyordu. - O. Pamuk
2.
Sevmek, içten bağlı olmak
Ona bağlandığım kadar / Hiçbirine bağlanmadım / Sade kadın değil, insan - O. V. Kanık
3.
Yalnızca belli bir işle uğraşmak
4.
nsz
Bir şey bir kimseye ayrılmak, tahsis edilmek
Gülseren abla yiğit kadın, Yıldırım’ın ölümünden sonra, bağlanan emekli maaşını kabul etmedi. - A. Ümit
5.
Sözle veya yazılı olarak bir şeye bağlanmak, angaje olmak
6.
nsz
Beklenen şey elde edilmez olmak