aksetmek
Anlamı (4 anlam)
1.
-den
Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek
Aksetti uyanmış tepelerden sırasıyla / Dağ dağ o güzel ses bütün etrafı gezindi - Y. K. Beyatlı
2.
-e, -den
Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak
Ve aynaya akseden alın kırışığında / Ölümü hatırlarız solgun mum ışığında - H. F. Ozansoy
3.
Evirmek, tersine çevirmek
4.
-e
Ulaşmak, yayılmak, duyulmak
Zaptiye ve hafiye vakalarına dair havadisler bize, adeta, efsaneleşmiş olarak aksetmez miydi? - Y. K. Karaosmanoğlu