ağırlık
Anlamı (18 anlam)
1.
isim
Ağır olma durumu
Taşın ağırlığı.
Yükün ağırlığı.
Yükün ağırlığı.
2.
Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne
3.
Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer
4.
Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum
Havanın ağırlığı.
5.
Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum
6.
Yük, külfet
Bütün ailenin ağırlığı omuzlarındadır.
7.
Takı
Kadın bütün ağırlığını takıp düğüne gitti.
8.
Sorumluluk
Bu işin ağırlığını tek başıma yüklendim.
9.
Etki, baskı, güçlük
10.
Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak
Şimdi bütün ağırlığı reklama vermeli. - A. İlhan
11.
Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın (II)
12.
Sıkıntı
13.
Ağırbaşlılık
Çocuğa yıllar geçtikçe bir ağırlık geldi.
14.
Değerli olma durumu
Hediyenin ağırlığı.
15.
Uyuşukluk ve gevşeklik durumu
Beynime bir ağırlık peyda olmuştu. - A. Gündüz
16.
askerlik
Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri
Akşama doğru, ağırlığın başında bezgin neferlere iş gördürmeye uğraşıyordum. - F. R. Atay
17.
fizik
Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite
18.
spor
Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori