ağırlaşmak

Anlamı (10 anlam)

1.
nsz
Ağır duruma gelmek
2.
Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak
3.
Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hal almak
Büsbütün ağırlaşmış bir hava içinde nerelerden geçtiğimizi artık fark etmiyorduk. - R. N. Güntekin
4.
Yavaşlamak
Artık yavaş yavaş göçüyor, boyu kısalıyor, teni sararıyor, hareketleri ağırlaşıyordu. - A. Ş. Hisar
5.
Gebe kadın doğurması yaklaşmak
6.
Yiyecek bozulmaya yüz tutmak
Bu et yarına kalırsa ağırlaşır.
7.
Organ görevini yapamaz duruma gelmek
8.
Ağırbaşlı olmak
9.
Güçleşmek, zorlaşmak
Geçim şartları ağırlaştı.
10.
Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak

İlgili İçerikler