(bir yerde) cinler cirit (top) oynamak
(bir yerde) cinler cirit (top) oynamak
(bir yerde) cinler cirit (top) oynamak
(bir yerde) ecinniler top oynuyor
(bir yerde) hazır bulunmak (olmak)
(bir yerde) içecek suyu olmak
(bir yerde) ikamete memur edilmek
(bir yerden) payandaları çözmek
(birinin) kanını yerde koymak
(birinin) öl dediği yerde ölmek, kal dediği yerde kalmak
ekmediği yerden biter
kendini bir yerde bulmak
mantar gibi (yerden) bitmek
delikli boncuk (taş) yerde kalmaz
çocuğun bulunduğu yerde dedikodu olmaz
hak yerini bulur (yerde kalmaz)
yerden yere çalmak