(bir yerden) kendini dar atmak
(bir yerden) kendini dar atmak
(bir yerden) kendini dar atmak
ayağı yerden kesilmek
ayağının bastığı yerde ot bitmez
ayaklarını yerden kesmek
(bir yerden) ayağını çekmek
(bir yerden) ayağını kesmek
bal olan yerde sinek de olur (bulunur)
(birinin) bıraktığı (bağladığı) yerde (çayırda) otlamak
diken battığı yerden çıkar
ip kırıldığı (koptuğu) yerden ulanır (bağlanır)
ip koptuğu yerden bağlanır
yerdeki yüze basılmaz (kimse basmaz)
minareyi yaptırmayan yerden bitmiş sanır (bitti beller)
on beşinde kız, ya erde gerek ya yerde
bir dudağı yerde bir dudağı gökte