(bir şeyi) içinde duymak
(bir şeyi) içinde duymak
(bir şeyi) içinde duymak
ruhu (bile) duymamak
evdeki pazar (hesap) çarşıya uymaz
ağzından çıkanı (çıkan sözü) kulağı duymamak (işitmemek)
dakikası dakikasına uymamak
duymazlıktan gelmek
eziklik duymak
ferahlık duymak
gereksinme duymak
güvensizlik duymak
hayranlık duymak
haz duymak
heyecan duymak
hicap duymak (etmek)
hüzün duymak