sabahın kızıllığı akşamı kış eder, akşamın kızıllığı sabahı güz eder
sabahın kızıllığı akşamı kış eder, akşamın kızıllığı sabahı güz eder
sabahın kızıllığı akşamı kış eder, akşamın kızıllığı sabahı güz eder
(bir şeyi) hesaba almak
hesaba almamak (katmamak)
martta yağmaz, nisanda dinmezse sabanlar altın olur
sabahtan karnını doyuran, küçükken evlenen aldanmamış
zahirenin (çiftçinin) ambarı sabanın ucundadır
(biriyle) selamı sabahı kesmek
sabahı bulmak (etmek)
keçiye can kaygısı, kasaba yağ kaygısı
hesaba çekmek
sabaha çıkmamak
ne hesaba gelmek ne de kantara
sabah sürçen, geceye dek sürçer
hesaba dökmek
tarlayı koçan zapt etmez, saban zapt eder