Ortaya çıkarma, meydana getirme
Ortaya çıkarma, meydana getirme
Ortaya çıkarma, meydana getirme
Ortaya çıkma, görünme, belirme, baş gösterme, meydana çıkma
İçinde Birçok Biyolojik Olayın Meydana Geldiği, Akıcılığı Az, Cansız Bir Sıvı Ortam
Kıyamet Meydanı
Eski Yunan Kentlerinde Pazar Yeri, Antik Kent Meydanıyönetim, Politika Ve Ticaret İşlerini Konuşmak İçin Halkın Toplandığı Alan, Halk Meydanı
Canlılarda çevre şartlarıyla meydana gelen ve kalıtsal olan değişiklikler
Ortaya Koyma, Gösterme, Meydana Çıkarma
Bitki Hücrelerinde Mitoz Bölünme Sırasında Ekvator Düzleminde Fragmoplâst Teşekkülünden Önce Görülen Ve Daha Sonra Burada Hücre Plâğının Meydana Geleceği Sitoplâzma Diski
Hitit Tarihinin İlk Yazlılı Kanunlarını Meydana Getiren Ünlü Hitit Kralı
Tedavi Edilmesi Mümkün Olmayan Ve Vücutta Beyaz Lekeler Meydana Getiren Bir Hastalık
Olma, Oluş, Oluşma, Meydana Gelme
Yeryüzünün genel kullanılış biçimlerini,yapı yoğunluğunu,yerleşme alanlarının gelişme ve büyüklüklerini,ulaşım sistemlerini,yapı adalarını,bunların yoğunluk ve düzenini,yolları,meydanları ve yeşil alanları belirleme işi
Savaş meydanı
Sinir Tellerini Meydana Getirmek Üzere Dizinler Halinde Yer Alan Küçük Taneciklere Verilen Ad
Denizcilikte Aynı Hzimeti Aralıksız Olarak Birkaç Saat Yapmak Üzere Ayrılmış Meydana Gelen Vardiya Grubu