söylemediğini bırakmamak
söylemediğini bırakmamak
söylemediğini bırakmamak
buldum bilemedim, bildim bulamadım
ekmediği yerden biter
saçı bitmedik (yetim)
buna değdi (idi) buna değmedi (idi) demek
kedi yetişemediği (uzanamadığı) ciğere pis (murdar) dermiş
çiğ yemedim ki karnım ağrısın
gökten ne yağdı da yer kabul etmedi
vur dediyse öldür demedi
görmediğe (görmemişe) dönmek
İsayı küstürdü, Muhammedi memnun edemedi
ekşi yemedim ki karnım ağrısın
gelin girmedik ev olur, ölüm girmedik ev olmaz
görgülü kuşlar gördüğünü işler, görmedik kuşlar ne görsün ki ne işler
istediğini söyleyen istemediğini işitir