(bir şeyin) eti kemiği
(bir şeyin) eti kemiği
(bir şeyin) eti kemiği
bir torba kemik
(birinin) kemikleri sayılmak
ete kemiğe dönüştürmek (büründürmek)
derisi kemiklerine yapışmak
dilin kemiği yok
itin (köpeğin) duası kabul (makbul) olsa (-ydı) gökten kemik yağar (-dı)
kemik gibi
iliği kemiği ısınmak
içini kemirmek
içini kurt yemek (kemirmek)
iliğini kemirmek
it ağzını kemik tutar
kemiğine (kemiklerine) kadar
kemiğini kurutmak