(birinin) kafasını vurmak
(birinin) kafasını vurmak
(birinin) kafasını vurmak
kafasının bir tahtası eksik (noksan) (olmak)
kafası bozulmak
kafası bulanmak
kafasında şimşek çakmak
kafasını taştan taşa çarpmak (vurmak)
kafasına dank etmek
kafa (kafasını) dinlendirmek
kafasının dikine gitmek
kafası dolmak
kafası dönmek
kafası durmak
kafası düzelmek
kafasına estiği gibi
kafasının etini yemek