alışverişe çıkmak
alışverişe çıkmak
alışverişe çıkmak
(birini) işe almak
yetişemediğin köyün alt tarafında (beri yanında) yat
çocuğu işe sal, ardınca sen var
yazın başı pişenin, kışın aşı pişer
fişek atmak
eceli gelen (yaklaşan) köpek cami (mescit) duvarına (avlusuna) siyer (işer)
dervişe Bağdatta pilav var demişler, yalan değilse ırak değil demiş
işe bak!
(bir işe) burnunu sokmak
(bir işe) dört elle sarılmak (yapışmak)
(bir işe) eli yatmak
(bir işe) kendini vermek (vurmak veya çalmak)
(birini) işe koşmak
komşuda pişer, bize de düşer