Karşısındakini Yanıltarak Ya Da Yıldırarak Bir İşten Caydırmak İçin Aslı Olmayan Söz Söylemek Ya Da Aldatıcı Tavır Takınmak
Karşısındakini Yanıltarak Ya Da Yıldırarak Bir İşten Caydırmak İçin Aslı Olmayan Söz Söylemek Ya Da Aldatıcı Tavır Takınmak
Karşısındakini Yanıltarak Ya Da Yıldırarak Bir İşten Caydırmak İçin Aslı Olmayan Söz Söylemek Ya Da Aldatıcı Tavır Takınmak
Bitkilerde, Taklit, Aldatmaca
Hile Edip Aldatmak
Genel Bütçenin Dışında Kalan Bir Kısım Kuruluşların, Kamu Hizmetleri Karşılığı Aldıkları Aidat, Prim Veya Harçlar
Ad kavmi hükümdarı Şedat tarafından yaptırılan efsanevi bahçe
Çobanaldatan Da Denilen, Uzun Kuyruklu Bir Kuş
Edat
Hilekârlar, Aldatanlar, Dolandırıcılar, Kurnazlar
Kolaylıkla kandırılabilen ya da aldatabilen
Cizye Ve Diğer Vergileri Tahsil Edenlerin Topladıkları Paraların Hazine Veznesine Teslim Edilişi Esnasında Cizye Veya Vergi Harç Pusulalarının Her Biri İçin Kendilerine Verilen Tahsil Aidatı
Çabuk ve kolay aldatılan
Hileci, Aldatıcı
Alışverişte aldatılma
Uykuda Veya Kaygılı Veya Gergin Durumlarda Ortaya Çıkan Dişleri Birbirine Sürttme, Gıcırdatma Ve Çeneyi Sıkma Olayı
Sözünde durmaz, dönek, aldatıcı