Gözün İçini Aydınlatıp Görmek Ve Gözü Muayene Etmek İçin Kullanılan Aynaya Verilen Ad
Gözün İçini Aydınlatıp Görmek Ve Gözü Muayene Etmek İçin Kullanılan Aynaya Verilen Ad
Gözün İçini Aydınlatıp Görmek Ve Gözü Muayene Etmek İçin Kullanılan Aynaya Verilen Ad
Atın Karnını Özengiyle Kanatıp Yara Yapma
Eşek ya da atın yatıp ters dönmesi
Güldürücü Öyküler,Fıkralar Anlatıp Hoş Ve Şaşırtıcı Sözler Söyleyerek Halkı Eğlendiren Kimse
Dengesini Ustalıkla Korurken Top, Bıçak, Tabak Gibi Nesneleri Havaya Atıp Tutarak Gösteri Yapan Sanatçı
Sözü gereksiz yere uzatıp kelime kalabalığına boğma
Çamurda Çok Yatıp Yürüyemez Hale Gelen Öküz
Uygun, tıpatıp gelen
Deriyi Yumuşatıp Terbiye Etme
Devamlı Olarak Borcunu İleri Atıp Geciktiren
Gerçeği tıpatıp kopyalayan tıpkı basım
Arkası Üstüne Yatıp Ayaklarını Kaldıran Kişi
Ateşe Gömülerek Pişirilen Yemeği Kapatıp Korumaya Yarayan Bir Sac
Denizcilerin Peksimet Kırıklarını Bir Kap İçinde Islatıp,üzerine Yağda Kavrulmuş Soğan Dökerek Yaptıkları Yemek
Eskiden Amerika'da Bazı Kabilelerin Hindistan Cevizi Suyunu Kaynatıp Yoğunlaştırarak Yaptıkları İçki