Allahın adamı
Allahın adamı
Allahın adamı
at, adımına göre değil, adamına göre yürür
az günün adamı olmamak
bir adama kırk gün (deli dersen deli, akıllı dersen akıllı olur) ne dersen o olur
(bir işin) adamı
(birine, bir şeye) kendini adamak
(birini) adam yerine (hesabına) koymak
(birini) adamdan saymak
(birini, bir şeyi) adam etmek
cin olmadan şeytan (adam) çarpmak
devlet adama ayağıyla gelmez
dün cin olmuş, bugün adam çarpıyor
insan (adam) kıymetini insan (adam) bilir
insanın (adamın) alacası içinde, hayvanın alacası dışındadır
işinin adamı